PNH Nedir?

PNH (Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri), edinsel, immün olmayan intravasküler hemoliz bulguları, kemik iliği yetmezliği ve tromboz kliniği ile kendini gösteren klonal kök hücre hastalığıdır. PNH hematopoietik kök hücrenin somatik mutasyonu sonucu oluştuğundan hematopoietik sistemin 3 hücre dizisini etkiler. PNH nadir hastalıklardandır. Nadir görülmesi yanı sıra kolaylıkla gözden kaçabilecek klinik özelliklere sahip olması nedeniyle de gerçek insidansı bilinmemektedir. Adı benign bir hastalık adı gibi olmasına karşın 5 yıllık mortalitenin %35'lere ulaşabildiği düşünülürse malign bir hastalıktan farklı düşünmemek gerekir. Mortalite oranındaki yükseklik yanı sıra morbiditesi de oldukça fazladır.

PIG-A geninde meydana gelen somatik mutasyon sonucu eritrosit membranında bazı proteinlerin eksikliği oluşur. Bu Proteinler, kompleman aktivasyonu sonucu oluşan membran atak kompleksine karşı eritrositleri hemolizden korur. Hemoliz intravaskülerdir ve hemoliz sonucunda açığa çıkan serbest hemoglobinin NO'i yakalaması ve eritrosit arjinazının serbest kalmasına bağlı NO eksikliği ortaya çıkar. PNH daki kliniğin büyük oranda sorumlusu bu durumdur. Dolayısı ile az ya da çok hemoliz varlığı hastalarda klinik bulgu olmasa da altta yıkımın devam ettiği ve bir noktada hastada morbidite ve mortalite sebebi olabilecek hazır bombanın olduğu anlamını taşır.

İntravasküler hemolizin yol açtığı klinik bulgular çok değişkendir: demir eksikliği ve anemiye ait bulgular, kas güçsüzlüğü, halsizlik, çabuk yorulma, hayat kalitesinde azalma, tromboz ve trombozun olduğu bölgeye göre değişen klinik bulgular, böbrek yetmezliği, NO azalmasına bağlı düz kas kasılmaları ve yol açtığı disfaji, karın ağrısı, erektil disfonksiyon, kemik iliği yetmezliği ve sitopenilerin yol açtığı klinik bulgular.Tromboz mortalitenin en önemli nedenidir.Yapılan çalışmalarda hemoglobinüri, dispne göğüs ağrısı ve karın ağrısının tromboz riskini öngörebilecek yakınma ve bulgular olduğu ortaya çıkmıştır. Yine aynı çalışma göstermiştir ki PNH tanısından itibaren tromboembolik olaya kadar geçen ortanca süre 2.1-2.3 yıldır. Hastalığın tanısı koyma algoritmasının ilk maddesi akla gelmesidir. Hemoliz, sitopeniler ve tromboz varlığı veya öyküsü hekim için uyarıcı olmalıdır.

Referanslar
1.Hillmen P et al. N Engl J Med 1995; 333: 1253-1258.
2.Socie G et al. Lancet 1996; 348: 573-577.
3.Parker C et al. Blood 2005; 106: 3699-3709.
4.Brodsky RA. Blood Rev 2008; 22: 65-74.
5.Rachidi S et al. Eur J Intern Med 2010; 21: 260-267.
6.Hill A et al. Blood 2013; 121: 4985-4996.
7.Hillmen P et al. Blood 2007; 110: 4123-4128.
8.Hillmen P et al. Am J Hematol 2010; 85: 553-559.
9.Hill A et al. Br J Haematol 2010; 149: 414-425.
10.Lee JW et al. Haematologica 2010; 95 (Suppl 2): 205-206, abs 0505.
11.Weitz I et al. Intern Med J 2013; 43: 289-307.
17. Sahin F et al. Am J Blood Res. 2015 Jun 15;5(1):1-9
 

Yasal Uyarı: Bu site herhangi bir ticari kaygı taşımamaktadır. Tüm içerik bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, doğrudan sağlık hizmeti vermemektedir. Site içeriğinin bu amaçla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçi ve kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar.